6 Aralık 2016

Yalanlar Karışmış Gerçeklerimize


Artık yeni bloğumda yazıyorum.Bu www.mesuthocaoglu.com linkten takip edebilirsiniz. 



   Kendimize bile söyleyemediklerimiz vardır.Aslında biliriz gerçeği, kandırırız kendimizi.Gerçeğin ardında yatanlar ağır geleceğinden görmemezlikten gelmeye çalışırız.Kaçacak yerimiz kalmayıncaya dek saklanırız onlardan.

Bildiğin bir şeyin ağır gelmesi ne kadar saçma.En başında yalanlar ile kendimize yeni bir gerçek yarattığımız için acıtıyor en nihayetinde canımızı.Mutlu olmak istiyorsun.Sevmek, sevilmek istiyorsun tüm kalbinle.Sonunda kalbin beyninin oyununa yenik düşüyor, kendi kendini yakıyorsun.

Söylemek istemediğin gerçeklerin tesadüfen ortaya çıkıncada bütün büyüsü bozuluyor.Sessizleşiyorsun, duymuyorsun söylenenleri, önemi kalmıyor hiçbir şeyin.Deprem olmuşta 100 katlı bir gök delenin en alt katında kalmışsın gibi.Bağırıyorsun ama sesini duyan yok.Belki de hiç bulamayacaklar seni, korkuyorsun.Tamamen enkazsın ve kendini kurtarabilmen için sesini duyurmaktan başka bir seçeneğin yok.Ya öleceksin sessiz sedasız yada yaşamayı seçecek, sesini duyurana kadar bağıracaksın.

Gök yüzünden gelecek olan o eli bekliyoruz.Gelmeyincede enkazın içinde kendi yalanlarımızla kendi gökyüzümüzü yaratıyoruz.Ya çoktan öldüysek? Yada arafta sıkışıp kaldıysak ve sürekli kendi döngümüzü yaşıyorsak? Bu düşünceler sonsuza kadar gider.Kimse bilemez gerçeği kendimizden başka.İlk yardımı dışardan beklemek yerine bazen kendimiz yapmamız gerekir bu yüzden.

Kendiyle barışık insana ağır gelmez gerçekler.Problemleri büyütmez hiçbir zaman.Çünkü bardağın dolu tarafıyla bakmayı bilirler.Dolu tarafıyla yetinip " Komple boş olmasından iyidir. " derler.Boş yere kandırmazlar kendilerini.Olduğu gibi severler karşısındakini " Keşke biraz daha dolu olsaydı. " demezler.O kadar güzel severler ki, olsa da eksik tarafları sevdiğinin, zamana bırakır kırmadan düzeltmeye çalışırlar.Hiçbir zaman salak yerine koymazlar sevdiğini.Gerçeği bildiği halde yalanlar getirip koymazlar önüne.Kırmamak, incitmemek için.

Peki ya sen hangisisin? Gerçeklerden kaçıp bardağı ağzına kadar dolu gören mi? Yoksa gerçekleri olduğu gibi kabul edip bardağın dolu tarafıyla yetinmeyi bilen mi?

1 yorum: